0232 441 7 600  - 0545 300 6 065

Doğu Akdeniz Turu 6 gece 6 gün
2016 / 6 Gece 6 Gün

1800.00 TL den itibaren fiyatlar
1 ALANA 1 HEDİYE
Kampanya Son Tarih 30.09.2017



  • FİYATLAR
  • OTELLERİMİZ
  • İLAVE BİLGİLER
  • FOTO / VİDEO
  • YORUMLAR
Açıklama İki Kişilik Odada Kişibaşı İlave Yatak Tek Kişi Çocuk (3-12 Yaş)
04-10 TEMMUZ 2016 / 6 GECE 6 GÜN / 1 ALANA 1 HEDİYE / RAMAZAN BAYRAMI 1800 TL 900 TL 1200 TL 03-12 YAŞ - 600 TL
10-16 EYLÜL 2016 / 6 GECE 6 GÜN / 1 ALANA 1 HEDİYE / KURBAN BAYRAMI 1800 TL 900 TL 1200 TL 03-12 YAŞ - 600 TL
Doğu Akdeniz Turu 6 gece 6 gün

Saat 19:00  girne yunuslar önünden,  19:30 da üçyol, 20:00 de bornova’ dan konuklarımızı aldıktan sonra Uşak, Afyon, Konya yolunu izleyerek sabah saatlerinde Pozanti ' ya ulaşıyoruz.

1.gün  : Pozantı ‘da aldığımız extra sabah kahvaltısının ardından öğlen saatlerinde ulaştığımız Antakya ‘da şelaleleriyle ünlü Harbiye‘ye gidip öğle yemeğimizi aldıktan sonra bu şehirde yaşanan zenginlik dönemini simgeleyen; mozaik müzesi, habib neccar daği eteklerindeki St.Pierre kilisesi turumuzu yapıp otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Antakya ‘da otelimizde.

2.gün  : Sabah kahvaltısının sonra otelimizden ayrılıp İskenderun yoluyla ulaştığımız, Adana ‘da; sabanci camii, romalılardan kalma taş köprü‘yü  görüyoruz.  Ardından, seyhan baraji 'nı gezip,  Tarsus ‘a ulaşıyoruz.Tarsus şelalesi‘nde çaylarımızı içiyoruz. Daha sonra panaromik Mersin turumuzun ardından otelimize yerleşip serbest zaman alıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

3.gün  : Sabah kahvaltısından sonra Silifke ‘ye hareket ediyoruz. Burada; kanlidivane, cennet, cehennem, dilek mağarasi, narlikuyu ve üç güzeller mozaiği ‘nin bulunduğu müzeyi gezip, kizkalesi ‘ ni görüyor ve Anamur ‘ a doğru yolumuza devam ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama  Anamur ’da ki otelimizde.      

4.gün  : Sabah kahvaltısından sonra, Türkiye ‘ nin güneyindeki, en iyi durumdaki kalelerinden olan mamure kalesi ‘ni gezip mavi ve yeşilin eşsiz uyumuna tanık olacağımız eşsiz manzaralarla dolu yolculuğumuzun sonunda Alanya ‘ya ulaşıyoruz. Dim çayi ‘nın muhteşem doğal ortamında aldığımız serbest zamanın ardından, alanya çarşı, kizilkule ve damlataş mağarasi‘nı gezip, Antalya'ya hareket ediyoruz. Yol güzergahında muhteşem ihtişamını halen koruyan tarihi antik tiyatro Aspendos ‘u görme imkanı buluyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

5.gün  : Sabah kahvaltısından sonra; Side antik kent’ine gidiyoruz. Anıtsal çeşme, agora kalıntıları, roma tiyatrosu  dionysos tapınağı’nı görüp limana inen caddede yürüyerek 6 sütunu restore edilerek ayağı kaldırılan apollon tapınağı ’na görüyoruz. Side antik kenti gezisi sonrası manavgat şelalesi’ne hareket ediyoruz. Burada büyük ve küçük şelaleyi görüp fotoğraf çekme şansı buluyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

6.gün  : Sabah kahvaltısının sonra otelimizden ayrılıp birbirine bağlı 7 gölden oluşan seyir yerleri ve yürüyüş patikaları olan kurşunlu şelalesi ‘ne ulaşıyoruz. Burasını doyasıya içimize sindirdikten sonra bir başka güzellik düden şelalesi ‘ni geziyoruz. Daha sonra izmir ’e hareket ediyoruz. Gerekli molaları alarak ulaşıyoruz.  Bir dahaki karetur ‘da buluşmak ümit ve dileği ile ayrılıyoruz.

ÜCRETE DAHİL OLAN HİZMETLER

Otellerde 5 Gece Yarım Pansiyon Konaklama

Lüks Otobüsler İle Ulaşım (Man , Mercedes , Temsa / Lüks otobüsler)

Çevre Gezileri / Zorunlu Seyahat Sigortası

Otobüs içi İkramları (Deneyimli personelimizle otobüs içi Çay, Kahve, Su ikramları)

Rehberlik Hizmetleri (Bölgeye Hakim Uzman Rehberler)

ÜCRETE DAHİL OLMAYAN HİZMETLER

Tüm Öğlen Yemekleri - Extra belirtilen organizasyonlar

Tüm Yemeklerde Alınan İçecekler ve oteldeki yapılan harcamalar

Milli Park, Müze ve Örenyeri girişleri

 

MERSİN

Mersin İnanç Turizmi açısından önemli olan iki merkez vardır. Birincisi İsa'nın Havarilerinden St. Paul'un Tarsus'ta bulunan Evi ve Kuyusu Vatikan tarafından Hac Yeri ilan edilmiştir. Diğeri Müslüman ve Hıristiyan alemince önemli olan ve Silifke/Taşucu'nda yer alan erken Hıristiyan devrinde Hac Yeri olarak kabul edilen Azize Aya Tekla (Meryemlik) önemli dini ziyaret merkezleridir. Ayrıca dini açıdan önemli ziyaret yerlerinden olan Tarsus Ashab-ı Kehf Mağarası da il sınırları içerisinde bulunmaktadır.Toroslar merkez ilçe sınırlarında yer alan Yumuktepe Höyüğü'nde yapılan kazılarda bulgular M.Ö. 6300'lere kadar gitmektedir.Tarihi ve turistik açıdan görülmesi gereken başlıca yerler; Alahan Manastırı (Mut), Kravga Köprüsü, Kızkalesi, Yumuktepe, Kanlıdivane (Neapolis), Anamuryum Harabeleri, Viranşehir ( Soli), Tarsus - Aziz St. Paul Kilisesi, Silifke-Uzuncaburç, Karaduvar, Ayaş, Çamlıyayla Namrun Kalesi (Lampron) ve Sinap Kalesi, Alahan (Alacahan) Manastırı, Narlıkuyu, Zeus (Jupiter) tapınağı, Cennet Cehennem mağaraları, Çukurpınar Mağarası, Korikos Kalesi, Mamure Kalesi, Aslanköy Kaya Mezarları, Adam Kayalar, Tarsus-Ulu Cami, Tarsus-Eski Cami, Büyükeceli Kaya mezarları sayılabilir.

ADANA
Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin deltasinda verimli sulak arazide kurulu Adana'nin tarihi, cografi konumu nedeni ile M.Ö. 6000 yillarina uzanmaktadir. Adana, Antik Kilikya Bölgesinin en önemli sehirlerinden birisidir. Hititler’den Osmanli’ya, gelmis geçmis birçok medeniyetlerin besigidir. Adini Yunan mitolojisine göre Gök tanrisi Uranus’un oglu Adanus’dan almistir. Adana mimarisinin altın çağı 15. yüzyılın sonları ve Ramazanoğulları'nın Adana'yı başkenti olarak seçtiği 16. yüzyıldır. Şehir o dönemde birçok yeni mahallelerin kurulmasıyla beraber süratle büyür. Adana'nın tarihi açıdan dönüm noktası sayılabilecek birçok yapısı bu dönemde inşa edildiği için Memlüklü ve Selçuklu mimarisi Adana'nın mimarlık tarihinde önemli bir yer tutar. Roma-Bizans Devri'nde kalan tek eser Taşköprü olup birkaç kamu binası Osmanlı hükümdarlığı sırasında şehre inşa edilmiştir. Sabancı Merkez Camii tarihi bir geçmişe sahip olmamasına rağmen Adana'da en çok ziyaret edilen camidir, bunu sebebi de Orta Doğu'daki en büyük camilerden biri olmasıdır. Osmanlı Mimarisi'ne sadık kalınarak inşa edilen cami 1998 yılında hizmete açılmıştır ve 28,500 kişiye kadar kapasitesi vardır.

ANTAKYA
Tarih kaynaklarına göre Antakya, M.Ö. 300 civarında Büyük İskender'in komutanlarından Seleucus Nicator tarafından kurulmuştur. Eski kaynaklara göre Antakya 300 bin nüfusuyla Roma İmparatorluığunun 3. dünyanın 4. büyük kentiydi. Babası Antiochus'un isminden Antiocheia adıyla kurduğu şehir, Silpius Dağı (bugünkü Habib Neccar Dağı) eteğinde ve Asi Nehri (Orontes) kenarında yer almıştı. Acus'un yönetimine giren topraklarda Antakya dışında başka yerlerde çok sayıda Antiocheia daha kurulmuştu.Türkiye Cumhuriyeti'nin kozmopolit kentlerinden birisidir. Çok uzun bir süre boyunca bir arada yaşamayı öğrenmiş, etnik kökenleri, dinleri farklı birçok topluluğa ev sahipliği yapan bu kent UNESCO barış kenti adayı olmuş ve ikinci kent seçilmiştir.Çokkültürlü yapısını tarih boyunca korumuş olan ilde aynı ulusa mensup birden fazla dini cemaat bulunmaktadır. En büyük nüfusa çoğunluğuna sahip sünni Araplar ve Sünni Türklerin yanında, Alevi Araplar(Nusayri), Süryaniler, Katolikler, Ortodoks Rumlar, Protestan Araplar, Maruni Araplar, Ermeniler, Yahudiler ve diğer küçük topluluklar Hatay'ın çok kültürlü yapısının dinamiklerini oluştururlar. 

YEDİUYURLAR MAĞARASI

Tarsus ‘un kuzeybatısındadır. Kuran-ı Kerim de Kehf Suresinde sözü edilen bu mağara Müslüman ve Hristiyanlarca kutsal sayılır. Mitolojik tanrılara inanışın, gücünü kaybettiği dönemlerde, tek Tanrıya inandıkları için eziyet edilmekten kaçan Hristiyan dinine mensup Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Tebernuş ve Kefeştetayuş adında yedi genç, Putperestliğe dönmeyi kabul etmediklerinden Rum Hükümdar Dakyanus ‘un huzuruna çıkarılmışlar. Bu hükümdar, Putperestlik dinine bağlı kalmalarını, aksi takdirde kendilerini öldürteceğini söyleyerek birkaç günlük zaman vermiş. Köpekleri Kıtmir ile birlikte bu yedi genç ölümden kurtulmak için verilen süreden faydalanarak kaçmışlar ve bu mağaraya sığınmışlar. Allah tarafından kendilerine 300 yıl süre bir uyku verilmiştir. İlk uyanan, yiyecek almak  için kente gider ama, elinde bulunan zamanı geçmiş para yüzünden yakalanır. Yakalayan  parayı nerede bulduğunu ve oraya götürülmesini ister. O da yalnız olmadığını yedi arkadaşıyla beraber mağarada kaldığını söyler. Onunla birlikte mağaraya geldiğinde yedi yavru kuşun tünediği bir yuvadan başka bir şey görmemiştir.Bu nedenle burası Yedi Uyurlar Mağarası diye de anılır.

KLEOPATRA KAPISI

Kleopatra Kapısı, Tarsus'un girişindedir. Bizans Dönemi’nde inşa edilen kent surlarının Dağ Kapısı, Adana Kapısı ve Deniz Kapısı bulunuyordu.Tarsus'un 18. Yüzyıl sonlarına kadar oldukça sağlam üç kapılı surları, 1835 yılında Mısırlı İbrahim Paşa tarafından yıktırılmış ve sadece iki ayak üzerinde tek kemerli deniz kapısı kalmıştır. Mısır'ın ünlü kraliçesi Kleopatra'nın sevgilisi Romalı General Antonius ile Tarsus'da buluşmak üzere geldiklerinde, o zamanın limanı olan Gözlü Kule'de büyük bir törenle karşılanmışlar ve Deniz Kapısından şehre geldiği söylenir. Bu nedenle Deniz Kapısına Kleopatra Kapısı da denir.

KANLIDİVANE
Mersindeki antik kenttir.Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur. Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

ANTAKYA MOZAİK MÜZESİ

Mozaik koleksiyonu zenginliği yönünden dünyada ikinci, para koleksiyonu yönünden ise üçüncü sırada yer alır. Harbiye, Antakya, Aççana, Çevlik, ve İskenderun'da yapılan kazılarda bulunan çeşitli süs eşyaları, heykeller, mezarlar da sergilenen eserler arasındadır.

HARBİYE
Antik çağın ünlü Daphne kentidir. Efsaneye göre Zeus'un oğlu ışık tanrısı Apollon, ırmak kenarında gördüğü genç ve güzel bir kız olan Daphne'ye aşık olur ve onunla konuşmak ister. Daphne'yi kovalar. Daphne kurtulamayacağını anlar. "Ey toprak ana beni   ört, beni sakla, beni koru" diye yalvarır. Daphne ağaca dönüşür. Apollon şaşırır. Bu olaydan sonra şiir ve silah zaferi defne ağacının dalıyla mükafatlandırılır ve Defne'nin gözyaşlarının Harbiye'deki şelaleleri meydana getirdiğine inanılır. Seleukos Döneminde çağlayanlarıyla tanınan ve dünyaca ünlü bir sayfiye yeri olan Defne, çok sayıda köşkler, tapınaklar, eğlence yerleri ile ünlüydü. Stadyumunda düzenlenen olimpiyatların ihtişamı dillere destandı. Ancak şiddetli depremler bu şehri yerle bir etmiş, günümüze gözle görülür herhangi bir eser kalmamıştır.

ST. PIERRE KILISESI

 Asi Nehri’nin batısında, Hac Dağı’nın batı eteklerinde yer alır. Kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte Aziz Petrus’un ilk kez vaaz verdiği yer olduğuna inanılan mağaranın dışına, Hıristiyanlığın Roma Devleti tarafından resmi din olarak kabul edilmesinden sonra yapılan eklemelerle kilise formunu kazanmıştır.St. Pierre Kilisesi, kendilerini ilk kez “Hıristiyan” olarak adlandıran  insanların dinsel yaşamına tanıklık etmiş, Hıristiyanlık dininin, özellikle Aziz Petrus’un ilk Papa olarak kabul edilmesinden dolayı Katolik inancının Dünya’ya yayılmasında bir merkez konumunu kazanmıştır.

izmircikisliturlar.com